Çok ödev veren öğretmen nereye şikayet edilir ?

Teknokent

Global Mod
Global Mod
Çok Ödev Veren Öğretmen Nereye Şikayet Edilir? Bir Hikaye Üzerinden Bakış

Bir sabah, okula gelen öğrencilerden biri, öğretmeniyle ilgili şikayetlerini paylaşmaya karar verdi. Adı Cemre'ydi, 16 yaşında, çoğu zaman derslere karşı ilgisi yüksek olmasa da bugün bambaşka bir konuda heyecanlıydı. Gözlerinde bir ışık vardı, sanki uzun zamandır taşıdığı bir yükü nihayet paylaşacak gibiydi. Cemre, sosyal medyada rastladığı bir yazıyı okuduktan sonra aklına bir soru takılmıştı: Çok ödev veren öğretmen nereye şikayet edilir?

Cemre’nin bu sorusu, sadece okul hayatındaki baskılarla ilgili değil, aynı zamanda toplumda eğitimin nasıl şekillendiğine dair de daha derin bir sorgulamaya yol açmıştı. Hadi gelin, Cemre’nin hikayesine göz atalım. Belki siz de bir zamanlar böyle bir durumda kalmışsınızdır.

Cemre’nin Yükü: Öğretmenin Ağırsaklanan Ödev Dağıtımı

Cemre, sabahları okula gitmek için evinden çıkarken aslında her zaman aynı düşünceye sahipti: Bugün de herhalde yine bitmez ödevler verirler. Fakat o gün, öğretmeni, Tarih dersinin öğretmeni Zeynep Hoca, bir önceki günün dersinde özellikle ödevlerin birikmiş olduğunu ve fazla zaman kaybetmeden bu ödevlerin tamamlanması gerektiğini belirtmişti. Cemre'nin kalbi bir kez daha ağırlaştı.

Zeynep Hoca, çok sevilen bir öğretmendi. Herkes ona saygı gösterirdi, çünkü dersi anlatma tarzı hem keyifli hem de akıcıydı. Ancak son zamanlarda, öğrencilerin birer robot gibi sürekli yazılı ödevler, projeler, makaleler yapması gerektiğini söylüyordu. Cemre, sosyal yaşamının ve arkadaşlıklarının büyük bir kısmını bu ödevlere ayırmak zorunda kaldığı için giderek mutsuz olmaya başlamıştı.

Hikayenin başında bahsettiğim o sabah, Cemre bir şey fark etti: Sürekli artan bu yük karşısında, başka nasıl bir çözüm bulabilirim? İstemeden, içindeki bir ses Cemre’yi yeni bir yol arayışına itti.

Berk ve Sinan: Erkeklerin Stratejik Yaklaşımı

Bir öğleden sonra, Cemre okuldan arkadaşları Berk ve Sinan ile buluştu. Berk, zaman zaman çok stratejik ve çözüm odaklı biri olarak dikkat çekerdi. Cemre, ona yaklaşarak Zeynep Hoca'nın sürekli artan ödev yükünden nasıl şikayetçi olduğunu söyledi. Berk hemen konuya girdi: "Cemre, aslında çok basit. Okul yönetimine ya da öğretmenlere yazılı başvuruda bulunabilirsin. Eğitim sisteminde öğretmenlerin öğrencileri zorlamadan, onların daha verimli bir şekilde çalışabilmesini sağlamaları bekleniyor. Biz de kendi haklarımızı savunmalıyız."

Berk’in sözleri pragmatik ve mantıklıydı. Okulda gerçekten de eğitimle ilgili şikayetlerin nasıl bir yol izlediğini biliyordu. Kendisinin de okulda bir süre önce benzer bir konuda başvuruda bulunarak problemin çözüme kavuştuğunu belirtmişti. Stratejik bir yaklaşım sergileyen Berk, bu durumda çözümün sistemin kuralları içinde olduğunu ve şikayetlerin resmi yollardan yapılması gerektiğini savundu.

Sinan ise Berk’in aksine, daha duyarlı ve empatik bir yaklaşımdı. Ödevlerin çok olduğu ve öğrencilerin gerçekten çok zorlandığı düşüncesi Sinan’ın zihninde önemli bir yer tutuyordu. Cemre’ye dönerek, "Berk’in dediği gibi, şikayet etmek belki doğru olabilir ama öğretmenin de bir bakış açısı var. Bazen o kadar yoğun olabiliyoruz ki, farkında olmadan biz de başkalarını yıpratıyoruz. Bence, önce öğretmenle bir konuşmayı deneyebilirsin. Belki çok fazla ödev vererek öğrencilerinin daha fazla çalışmasını istiyordur, ama onun da sınırları aşan bir yük oluşturduğunu anlamayabilir." dedi.

Sinan’ın önerisi, duygusal zekâ ve empatiye dayalı bir yaklaşım sergileyerek, çözüm odaklı olmaktan çok ilişkisel bir çözüm önerisiydi. Hem öğretmeni hem de öğrenciyi dinleyip durumu anlamaya yönelik bir bakış açısıydı.

Toplumsal Değişim: Eğitimde Zorluklar ve Çözüm Yolları

Berk ve Sinan’ın yaklaşımında farklılık olsa da her iki çözüm de aslında toplumsal bir gerçeği yansıtıyordu. Eğitim sisteminde, özellikle Türkiye’de, genellikle ders ve ödev yoğunluğu çok fazla olabiliyor. Öğrencilerin birçoğu bu yoğunluk nedeniyle stres altında kalabiliyor.

Bu durumun tarihsel bir arka planı da var. 1980’lerin sonlarında eğitimdeki ders saati yoğunluğu arttıkça, öğretmenler de daha fazla ödev vermeye başladı. Bu yıllarda eğitim politikaları, öğrencilerin ders dışı çalışmalarla da bilgilerini pekiştirmeleri gerektiği düşüncesiyle şekillendirildi. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar, özellikle çok fazla ödevin öğrencilerin motivasyonunu olumsuz yönde etkilediğini ve stres düzeylerini artırdığını göstermektedir.

American Psychological Association (APA) tarafından yapılan bir araştırmaya göre, öğrencilerin fazla ödev alması, okuldan sonra kişisel gelişim için zaman bulamamalarına ve sosyal ilişkilerinin zarar görmesine yol açabiliyor. Bu da Cemre’nin ve diğer öğrencilerin yaşadığı sorunları gözler önüne seriyor. Peki, bu sorunu çözmenin en iyi yolu nedir?

Cemre'nin Kararı ve Duygusal Zeka

Cemre, Berk ve Sinan’ın önerilerini düşündü. Sonunda, Sinan’ın önerisini daha uygun buldu. Öğretmeniyle konuşmanın, daha insancıl ve çözüm odaklı bir yöntem olacağına karar verdi. Bir gün Zeynep Hoca ile dersten sonra konuşmaya karar verdi.

“Hocam, çok ödev verdiğinizi fark ettim ve gerçekten zorlanıyoruz. Ama sizin gibi bir öğretmenden daha farklı bir yaklaşım bekliyoruz. Acaba bize daha verimli bir çalışma düzeni oluşturabilir miyiz?”

Zeynep Hoca, Cemre’nin söylediklerini düşündü ve şaşkınlıkla ona döndü. “Evet, bu konuda haklısın. Belki de öğrencilerimi doğru bir şekilde dinlemiyorum ve fazla yük bindiriyorum.” dedi. O günden sonra Zeynep Hoca, ödevlerde değişiklikler yaptı ve öğrencilerin daha verimli çalışabilmesi için yeni yollar aramaya başladı.

Sonuç: Eğitimde Duygusal Zeka ve Çözüm Arayışı

Cemre'nin hikayesi, sadece kendi ödev derdini aşmakla kalmadı, aynı zamanda eğitimde toplumsal ve bireysel dinamikleri de gözler önüne serdi. Ev ödevleri konusunda her bireyin farklı bir bakış açısı olabilir. Erkeklerin çözüm odaklı, kadınların ise empatik yaklaşımlarını birleştirerek daha dengeli bir çözüm bulunabilir. Peki sizce eğitim sisteminde şikayet edilmesi gereken noktalar neler? Eğitimde değişim için neler yapılabilir? Bu tür sorunlarla karşılaşan başka öğrenciler ne yapmalı?