Ebru ismi caiz mi ?

Esinti

New member
Ebru İsmi Caiz mi? Bir İsimden Çok Daha Fazlası Üzerine Bir Hikâye

Selam dostlar,

Bugün sizlerle içimde bir süredir taşıdığım bir hikâyeyi paylaşmak istiyorum. Belki bazılarınız bu hikâyede kendinizden bir parça bulacak, belki de “bir isim ne kadar derin olabilir ki?” diye düşünürken duygularınıza yakalanacaksınız.

Ama biliyorum ki bu forumda hepimiz, kelimelerin, isimlerin, hatta sessiz anların bile bir anlamı olduğuna inanan insanlarız.

---

Bir Bebek, Bir İsim ve Bir Kararsız Baba

Hikâyemiz küçük bir Anadolu kasabasında başlıyor. Ahmet, yeni doğan kızını kucağına almış, gözleri dolu dolu, kalbi sevinçle çarpıyor. Onun için hayatın anlamı, o minicik ellerde yeniden şekillenmişti.

Eşi Elif, bir isim bulmak için günlerdir düşünüyor, dua ediyor, anlamlı ve zarif bir isim arıyordu.

Bir akşam, gökyüzü lacivert bir sessizliğe bürünmüşken, Elif hafif bir tebessümle “Ebru olsun” dedi.

Ahmet’in yüzünde bir düşünce bulutu belirdi.

“Ebru… güzel ama caiz mi acaba?”

İçinde bir tereddüt, bir sorumluluk duygusu kabardı. O, her şeyi Kur’an’a, geleneğe, manaya göre tartan bir adamdı. İsmin güzelliği kadar manevi uygunluğu da onun için önemliydi.

---

Kadının Kalbiyle, Erkeğin Aklı Arasında Bir Köprü

Elif, ismin sadece harflerden ibaret olmadığını bilirdi. Onun için “Ebru” yalnızca bir kelime değil, bir duyguydu.

“Bak Ahmet,” dedi, “Ebru, suyun üstünde sabırla şekil alan bir sanat değil midir? Renklerin birbirine karışmadan bir arada durabildiği, uyumun adıdır. Ben istiyorum ki kızımız da böyle olsun; sabırlı, zarif, dengeli…”

Ahmet başını eğdi.

“Elif, ben sana inanıyorum. Ama biliyorsun, isim meselesi önemli. Caiz midir, dini açıdan bir sakıncası var mıdır, araştırmadan içim rahat etmez.”

O akşam, Ahmet eline tabletini aldı, forumlarda dolaşmaya başladı. “Ebru ismi caiz mi?” yazdı.

Kimi “Evet, anlamı güzel, yasak değil” diyordu, kimi “Arapça kökenli değil, caiz olmayabilir” diye uyarıyordu.

Ahmet, satırlar arasında boğulurken Elif sessizce pencereye yaklaştı. Dışarıda yağmur yağıyordu.

Camdan süzülen damlalar birbirine karışmadan akıyor, tıpkı ebru desenleri gibi yumuşak geçişlerle kayboluyordu.

---

Forumdaki Tartışmalar ve Kalplerdeki Sessizlik

Ertesi sabah Ahmet, yine aynı konuyu forumda açtı.

“Arkadaşlar,” diye yazdı, “Eşim kızımıza Ebru adını koymak istiyor ama ben caiz olup olmadığından emin değilim. Bilgisi olan varsa paylaşabilir mi?”

İlk cevap erkeklerden geldi:

“İsimlerin anlamına bakılır, eğer şirk ya da kötü anlam içermezse caizdir. Ebru, sanatla ilgili bir isim, bence sorun yok.”

Bir diğeri yazdı:

“Dostum, isim ne kadar güzel olursa olsun, içinde İslam’a aykırı bir şey yoksa neden olmasın? Araştır ama kalbini de dinle.”

Sonra kadın forumdaşlardan biri söze girdi:

“Benim kızımın da adı Ebru. Her baktığımda onun zarafetini, sabrını hatırlıyorum. Allah güzelliği sever. Ebru, güzelliğin sabırla birleşmiş hâlidir.”

O an Ahmet, erkeklerin mantığıyla kadınların kalbinin nasıl farklı ama tamamlayıcı olduğunu fark etti.

Erkekler “doğruyu” arıyordu, kadınlar “hikmeti”.

Biri anlamı sorguluyor, diğeri o anlamın kalpte bıraktığı izi hissediyordu.

---

Bir Rüya, Bir Cevap

O gece Ahmet ilginç bir rüya gördü.

Bir göl kıyısında duruyordu. Suyun yüzeyi renk renk dalgalanıyordu. Maviyle pembe karışıyor, beyaz çizgiler aralarına sabırla giriyordu.

Suya eğildiğinde kendi yansımasını değil, minicik bir bebek yüzü gördü. Bebek gülümsedi ve suyun üzerinde “EBRU” yazısı belirdi.

Uyandığında kalbi huzur doluydu.

Sanki Allah, cevabı doğrudan kalbine fısıldamıştı.

O sabah Elif’e dönüp “Ebru olsun” dedi.

Elif’in gözlerinden yaşlar süzüldü, “Ben zaten biliyordum,” dedi, “O isim, kızımıza yakışacaktı.”

---

Forumun Gücü: Paylaşılan Duygular, Paylaşılan Bilgelik

Ahmet, birkaç gün sonra aynı foruma tekrar girdi ve şu satırları yazdı:

“Arkadaşlar, hepinize teşekkür ederim. Bazen insan bir ismi seçerken sadece harflere değil, duygulara, dualara da bakmalıymış. Ebru ismini koyduk. Çünkü öğrendim ki caiz olan sadece kelimeler değil; niyetler, sevgiler, hikâyelermiş.”

Yorumlar ardı ardına geldi.

Bir erkek kullanıcı yazdı:

“Helal olsun kardeşim, isimde anlam var, anlamda niyet var. Güzel bir karar.”

Bir kadın kullanıcı ise şunu paylaştı:

“Ebru… sabırla karışmayan renklerin uyumu. Kızınıza bu ismi vermeniz, onun kimliğine huzur kazandıracak. İsimler dua gibidir, sizinki kabul olmuş.”

Forum bir anda sessizleşti. Herkesin içinden bir sıcaklık geçti. Çünkü bir isim, bir tartışmadan çok bir hikâyeye dönüşmüştü.

---

Bir İsimden Daha Fazlası

Zaman geçti.

Ebru büyüdü, okulda en sevilen öğrenci oldu. Renklerle arası hep iyiydi, suyun dalgalarını izlemeyi severdi. Bir gün babasına, “Baba, adımın anlamını biliyor musun?” diye sordu.

Ahmet gülümsedi: “Evet kızım, senin adın sabrın ve zarafetin sembolü.”

Ebru da gülümseyerek, “Ben de ismim gibi olacağım o zaman” dedi.

O an Ahmet’in kalbinden bir dua geçti:

“Allah’ım, adını taşıdığı gibi yaşasın.”

---

Son Söz: İsimler Dua Gibidir

Bu hikâyeyi yazmamın sebebi, forumda bazen çok teknik tartışmalar yapmamız ama duygusal tarafı unutmamız.

Bir isim sadece dilin değil, kalbin de ürünü.

Ebru ismi caiz mi diye soranlara artık şunu söylemek istiyorum:

Eğer bir isim güzelliği, zarafeti ve insan ruhunun derinliğini yansıtıyorsa, o isim zaten caizdir.

Çünkü Allah güzelliği sever, niyeti sever.

---

Peki siz ne düşünüyorsunuz dostlar?

Bir ismin anlamı mı daha önemli, yoksa o ismi taşıyan niyet mi?

Sizce “caiz” kelimesi sadece dinle mi ölçülmeli, yoksa insanın kalbindeki güzellik de bu ölçüye dâhil mi olmalı?

Belki de hep birlikte cevaplayacağız bu soruları…

Tıpkı Ebru’nun renkleri gibi, farklı fikirlerimiz birbirine karışmadan bir bütün oluşturacak.