Paris barış Konferansına kimler katildi ?

Baris

New member
Benzer bir durum yeni kurulan veya yeniden şekillenen devletlerde de görülebilir. Polonya, Çekoslovakya, Romanya ve Sırp-Hırvat-Sloven Devleti gibi aktörler için konferans, yeni sınırların ve uluslararası meşruiyetin belirlenmesi açısından hayati öneme sahipti. Resmi kayıtlarda bu devletlerin temsilcilerinin çeşitli komisyonlarda aktif biçimde yer aldığı görülüyor. Tarih Ofisi+1

Dolayısıyla konferansı yalnızca “Dört Büyük ülke karar verdi” şeklinde anlatmak da eksik kalır. Küçük ve orta ölçekli devletler her zaman belirleyici değildi ama kendi çıkarlarını savunmak için ciddi diplomatik mücadele yürüttüler.

Osmanlı Devleti Konferansa Katıldı mı?

Burada sıkça yapılan bir karışıklığı ayırmak gerekiyor.

Osmanlı Devleti, Paris Barış Konferansı'nın başlıca karar verici müttefikleri arasında değildi. Çünkü Osmanlı Devleti savaşın yenilen taraflarından biriydi. Ancak Osmanlı temsilcileri konferans sürecinde görüşlerini aktarmak üzere Paris'e geldi.

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın 17 Haziran 1919 tarihli resmi tutanaklarında Osmanlı delegeleri Damad Ferid Paşa, Rıza Tevfik Bey ve Tevfik Bey'in toplantıda bulunduğu ve Osmanlı Devleti'nin meseleleri hakkında görüşlerini sunduğu açıkça görülüyor. Tarih Ofisi

Bu nedenle “Osmanlı Devleti Paris Barış Konferansı'na katılmadı” demek fazla kesin olur. Daha doğru ifade şu olur:

Osmanlı Devleti, konferansın karar alma mekanizmasındaki müttefik devletler gibi kurucu bir katılımcı değildi; fakat Osmanlı heyeti savaş sonrası Osmanlı topraklarının geleceğine ilişkin görüşlerini sunmak üzere konferans sürecinde temsil edildi.

Asıl barış şartlarının belirlenmesi bakımından ise Osmanlı açısından süreç daha sonra Sevr Antlaşması'na uzandı.

Almanya Neden Karar Masasında Yoktu?

Bir başka kritik ayrıntı Almanya'nın durumudur.

Bugün “barış konferansı” dediğimizde doğal olarak savaştaki tüm tarafların masada oturup anlaşmaya vardığını düşünüyoruz. Fakat Paris'teki sistem bundan farklıydı. Almanya, konferansın başındaki müzakerelere eşit bir taraf olarak dahil edilmedi. Barış şartları galip devletler tarafından hazırlandı ve daha sonra Almanya'ya sunuldu.

Versailles Antlaşması'nın resmi metninde de taraflar açık biçimde ayrılmıştır: Bir tarafta ABD, Britanya İmparatorluğu, Fransa, İtalya, Japonya ve diğer Müttefik ve Ortak Devletler; diğer tarafta Almanya bulunuyordu. Tarih Ofisi

Bu durum, konferansın neden daha sonra tartışmalı hale geldiğini anlamak açısından çok önemli.

Bir bakış açısından bu durum mantıklıydı: Savaşı kazanan devletler savaşın maliyetlerini ve güvenlik sorunlarını çözmek istiyordu.

Diğer bakış açısından ise sorunluydu: Yenilen tarafın müzakere sürecine yeterince dahil edilmemesi, ortaya çıkan barışın “uzlaşma”dan çok “dayatılmış şartlar” şeklinde algılanmasına neden oldu.

Kadın barış aktivistlerinin önemli bir bölümünün savaş sonrası düzen konusunda yaptığı eleştiriler de tam burada önem kazanıyor. Onlar yalnızca savaşın bitmesini değil, yeni bir savaşın nedenlerini ortadan kaldıracak bir düzen kurulmasını istiyorlardı. 1919'daki uluslararası kadın hareketinin Versailles şartlarına yönelik eleştirileri, özellikle cezalandırıcı yaklaşımın gelecekte yeni çatışmalar doğurabileceği endişesine dayanıyordu. 1914-1918 Online+1

Erkek ve Kadın Bakış Açılarını Nasıl Karşılaştırmalıyız?

Bence en sağlıklı karşılaştırma “erkekler şöyle düşündü, kadınlar böyle düşündü” şeklinde değil, hangi aktörün hangi toplumsal konumdan konuştuğunu inceleyerek yapılmalı.

Yaklaşım Daha çok öne çıkan sorular

Devlet merkezli diplomasi Sınırlar nasıl çizilecek?

Güvenlik odaklı yaklaşım Almanya yeniden tehdit oluşturabilir mi?

Ekonomik yaklaşım Tazminatlar ve savaş borçları nasıl düzenlenecek?

Toplumsal yaklaşım Siviller, çocuklar ve aileler savaştan nasıl çıkacak?

Kadın barış hareketleri Kalıcı barış için hangi toplumsal nedenler ortadan kaldırılmalı?

Ulusçu yaklaşım Halkların kendi devletlerini kurma hakkı ne olacak?

Sömürgecilik karşıtı yaklaşım “Kendi kaderini tayin” ilkesi tüm halklara uygulanacak mı?

Bu tablo aslında cinsiyetten daha önemli bir gerçeği ortaya çıkarıyor: Bir insanın savaşı nasıl değerlendirdiğini yalnızca kadın veya erkek olması değil, yaşadığı ülke, sınıf, meslek, savaş deneyimi, siyasi görüşü ve toplumdaki konumu da belirliyor.

Nitekim aynı konferansa katılan erkekler bile birbirinden tamamen farklı düşünüyordu. Wilson ile Clemenceau'nun güvenlik ve uluslararası düzen anlayışları aynı değildi. Lloyd George ile Orlando'nun toprak talepleri konusunda farklı öncelikleri vardı. Küçük devletlerin temsilcileri de büyük güçlerin çıkarlarıyla her zaman aynı çizgide değildi.

Aynı şekilde kadın barış aktivistlerinin de tek bir görüşü yoktu. Ancak kadınların resmi karar alma mekanizmalarında yok denecek kadar az temsil edilmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, savaşın siviller üzerindeki etkileri ve barışın sosyal boyutları gibi konuların resmi görüşmelerde yeterince temsil edilmemesine yol açtı.

Paris Barış Konferansı'nın Asıl Çelişkisi

Bana göre konferansın en önemli çelişkisi şurada yatıyor: Dünya savaştan sonra daha adil ve istikrarlı bir uluslararası düzen kurmaya çalışırken, karar alma mekanizmasının kendisi hâlâ büyük ölçüde güç hiyerarşilerine dayanıyordu.

Yaklaşık 30 ülkenin temsil edildiği bir konferans vardı ama bütün ülkeler aynı ağırlığa sahip değildi. Kadınların barış hareketleri vardı ama resmi karar masasında yoktular. Yeni devletler kendi kaderlerini tayin etmek istiyordu ama büyük güçlerin stratejik çıkarları sınırları etkiliyordu. Sömürge halkları için “kendi kaderini tayin” ilkesi gündeme geliyordu fakat bu ilkenin evrensel biçimde uygulanması ciddi biçimde sınırlıydı.

Bu nedenle Paris Barış Konferansı'nı yalnızca “I. Dünya Savaşı'nın sonunda ülkelerin toplandığı konferans” şeklinde öğrenmek bence yetersiz kalıyor.

Asıl mesele, barışın kim tarafından ve kimin adına tasarlandığıdır.

Kadınların toplumsal ve insani etkileri öne çıkaran yaklaşımları ile erkek egemen devlet diplomasisinin güvenlik ve güç odaklı yaklaşımı karşılaştırıldığında, aslında iki farklı düşünme biçiminin birbirini tamamlayabileceği görülüyor. Sınır güvenliği, ekonomik veriler ve askerî kapasite hesaba katılmadan kalıcı barış kurulamaz. Fakat aynı şekilde insanların yoksulluğu, savaş travması, siyasi dışlanma ve toplumsal eşitsizlikleri hesaba katılmadan da kalıcı barış beklemek gerçekçi değildir.

1919'un en önemli derslerinden biri belki de tam olarak budur.

Bir barış anlaşması yalnızca devletler arasındaki ilişkileri değil, savaştan çıkan toplumların geleceğini de düzenler.

Bugün Paris Barış Konferansı'na baktığımızda şu soruyu sormak hâlâ anlamlı: Eğer karar masasında daha fazla kadın, daha fazla küçük devlet ve savaştan doğrudan etkilenen toplumların daha fazla temsilcisi bulunsaydı, ortaya çıkan barış düzeni gerçekten farklı olur muydu?

Yoksa dönemin ekonomik, askerî ve jeopolitik koşulları o kadar güçlü müydü ki sonuç yine büyük ölçüde aynı mı olacaktı?

Forumda özellikle şu soruyu tartışmaya değer buluyorum: Paris Barış Konferansı'nda asıl problem kadınların yeterince temsil edilmemesi miydi, yoksa genel olarak güçlü ve zayıf devletler arasındaki temsil eşitsizliği miydi? Ayrıca Almanya'nın müzakere sürecinin dışında tutulması sizce daha adil bir barış kurulmasını mı zorlaştırdı? Çin'in Şantung meselesindeki deneyimi veya Osmanlı heyetinin konumu bu konuda ne söylüyor?

Kaynaklar ve Güvenilir Başvuru Noktaları

1. U.S. Department of State, Office of the Historian – The Paris Peace Conference and the Treaty of Versailles. Konferansın genel yapısı, Dört Büyük ve Versailles süreci hakkında temel tarihsel çerçeve. Tarih Ofisi

2. U.S. Department of State, Foreign Relations of the United States – The Paris Peace Conference, 1919. Konferans oturumlarına ilişkin birincil kaynak niteliğindeki diplomatik tutanaklar. Delegasyonların kimlerden oluştuğunu ve hangi ülkelerin hangi komisyonlarda yer aldığını doğrudan görmek mümkün. Tarih Ofisi+1

3. U.S. Department of State, Foreign Relations of the United States, Volume XIII – Versailles Antlaşması'nın resmi metni ve taraf devletlerin sınıflandırılması. Tarih Ofisi

4. Women’s International League for Peace and Freedom (WILPF) – 1919 kadın barış hareketinin kararlarını ve Paris'e iletilen taleplerini belgeleyen tarihsel materyaller. WILPF+1

5. 1914-1918 Online: International Encyclopedia of the First World War – I. Dünya Savaşı dönemindeki kadın barış hareketleri ve 1919 sonrası Versailles eleştirileri üzerine akademik kaynak. 1914-1918 Online
 
Üst